1 Ekim 2013 Salı

Olmayacakmışsın Gibi


Geceler sessiz
Geceler virane her yerde
Bitmez elem
Çıkmaz akıldan bir türlü
Akıllara gelir olmadık yerde
Olmaz düşünceler

Zaman fısıldar yüreklere
Nasıl becerir nasıl yapar
Bilinmez..
Ama yapar işte
Hatırlatır her şeyi bazen
Hüzün çöker en olmadık
En istenmeyen yere
Yüreğin taa ortasına

Yıllar kum misali
Öyle çok ve öyle güzeller
Ama her güzel gibi
Sahiplendirmez kendini
Senin olsun istersin de
Olmaz bir türlü
Yıllara nankör demeli
Yaşatmaz kendini

Akıp giden su misali
Hayat dediğimiz
Kısa, hiç olmamış
Yara, hiç sancısız
Hissettirmez kendini
Sinsi yılan
Çeker içine kuyu misali
Dipsiz, karanlık

Göz görmez
Kulak işitmez
El bilmez teni
Titremez burnun direği
Dillenmez
O tatlı diller
Ve bazen de zehir
Sadece hayaller kalır elde
Bir kuş misali o da
Uçar zamanı gelince

Ne kalır geride?
Virane, bozguna uğramış
Kendini bırakmış
Bir sen ya da bir ben kalır

Bugün canı sıkkın bu adamın
Konuşmaz
Susar
Cenaze uğurlarmış gibi
Oysa susmak için erken der
İçinden paramparça olsa da
Belli etmez
Neye canı sıkkın onu da bilmez ya
Neyse...

Durmak taşın işi
Susmaksa sessizliğin
Peki senin işin ne bu hayatta?
Durmak mı? Susmak mı?
Yoksa her şeye rağmen
Yine de bırakmamak mı ipin ucunu
Bırakmamak ve sıkıca tutmak mı

Şimdi kapat gözlerini
Ve düşle nerede
Nasıl olmak istiyorsan
Derininden bir nefes al sonra
Gözlerinden bir damla düşsün
Ağla
Doğduğun gün gibi
Aksın yanaklarından
İz bıraksın yüreğindekiler misali
Aksın her şey içinden o damlalarla
Aksın köşe de bucakta ne varsa
Aç gözlerini sonra
Hiç olmamış
Olmayacakmışsın gibi...



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder